3.4.2008 •

Hava Durumu Muğla

MUĞLA MUĞLA MUĞLA

MUĞLA
Muğla ilinin yüzölçümü 12.851 km2dir.İlin geniş alanlarında Akdeniz iklimi görülmektedir.Kış aylarında oluşan aşırı düşük sıcaklık ve kuraklık olması bitkilerin gelişimi için uygundur.iklim üzerinde deniz etkisi ve yükseltinin yanı sıra yer şekilleride büyük rol oynar.Akdeniz iklimine bağlı olarak yaz ayları artan sıcaklık değerleri,kışları deniz etkisine ve yüksekliğine bağlı olarak kıyılarda ılık,dağlık kesimlerde düşüktür.

Yorum (0) Yorum yaz!

30.3.2008 •

Fethiye ve Ölüdeniz Tarihi

Fethiye’nin antik dönemlerdeki ismi; Telmessos. Bu kentin Likya ve Karya uygarlıklarının sınırında İ.Ö. 5. yy. da kurulduğu biliniyor. Günümüze ulaşan kalıntılardan, Helenistik ve Roma dönemlerinde kentin oldukça zengin ve yüksek bir kültüre sahip olduğu ve tanrı Apollon’a adanmış ünlü bir kehanet merkezi olduğu anlaşılıyor. Antik Telmessos’un Likya’ya özgü kaya mezarları, lahitleri, kale ve tiyatrosu bütün görkemiyle Fethiye’yi süslüyor.
Fethiye ve Antalya arasında uzanan Teke Yarımadası antik dönemlerde Likya olarak adlandırılmış. Anadolu’nun yerli halklarından olan Likyalılar, Homeros’un ünlü İlyada’sında ve Kadeş Savaşını sona erdiren tarihin ilk yazılı antlaşmasında, denizci bir ulus olarak tanımlanmış. 

 Fethiye’nin simgesi olarak kabul edilen Amintas Mezarı, limandan kenti çevreleyen tepenin eteklerinde muhteşem görüntüsüyle göze çarpıyor. In Antis planlı, İyonik bir tapınak cephesine sahip olan mezar, Helenistik dönemde 4. yy da Telmessos kentinin yöneticisi olduğu sanılan Kral Amintas’ın anısına inşa edilmiş. Kentin içinde Likya tipi birçok lahit mezar örneğine rastlamak mümkün. Bazılarının üzerinde Likya dilinde yazılmış kitabeler mevcut. Özellikle Hükümet Konağının bahçesinde bulunan lahit, üzerindeki savaşçıları betimleyen kabartmaları ile dikkat çekiyor.  
 
Fethiye Kaya Mezarları
 Kale, kent akropolünde, Roma döneminde inşa edilen eski duvarların üzerine 11. yy da yapılmış. Rodos’lu Şövalyelerin Fethiye’yi bir deniz üssü olarak kullandıkları 15. yy da bir onarım gördüğü biliniyor.
Telmessos antik tiyatrosu ticari iskelenin hemen arkasında, Fethiye kent merkezinde bulunuyor. Tipik bir Roma özelliği gösteren tiyatronun 2. yy da daha önceden Yunan tarzında yapılmış başka bir tiyatronun üzerine inşa edildiği biliniyor. 1993 yılında Fethiye Arkeoloji Müzesi tarafından yapılar kazılarla ortaya çıkartılan yapının, oturma ve sahne bölümlerinin restore edilmesi için çalışmalar sürdürülüyor.
Arkeoloji ve Etnografya bölümlerinden oluşan Fethiye Müzesi ilçe merkezinde hizmet veriyor. Müzede, erken Likya, Pers, Helenistik, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinden kalma eserlerin yanında, yöre kültürüne özgü tipik el sanatlarının da örneklerini görmek mümkün. 
 Fethiye Belediyesi ve Müze Müdürlüğünce yürütülen bir proje kapsamında, restore edilecek antik tiyatronun çevresinde hizmet verecek modern bir hizmet binası ile bir açık hava müzesinin oluşturulması için çalışmalar sürdürülüyor. Projenin tamamlanmasından sonra yeniden biçimlenecek olan kent merkezinin, doğal ve kültürel çevrenin korunarak yaşatıldığı örnek bir alana dönüşmesi amaçlanıyor.

Geçmişte Likya olarak adlandırılan Teke yarımadasında tarih İ.Ö. 2. binlerin gerisine kadar uzanıyor. Gerçekte Likyalıların Hititlerle birlikte Kadeş Savaşına katılmış olmaları, onların Anadolu’nun en eski yerli halklarından olduklarını gösteren en önemli işaret. 
Süreç içinde Likya, Persler, Büyük İskender, Romalılar ve Bizanslılar tarafından işgal edilmiş fakat asla teslim alınamamış. Likya’yı ve onun önemli kentlerini keşfetmek isteyenler için Fethiye en uygun merkez konumunda. Organize turlar ya da kendi çabanızla önemli Likya kentlerine Fethiye’den ulaşmak çok kolay...
Ölüdeniz (Blue Lagoon)
Yüzme ve su sporları için kristal berraklığında turkuvaz renkli denizi, bembeyaz kumsalı ve gökyüzünden hiç eksik olmayan güneşi ile dünyanın gözdesi Ölüdeniz’i keşfedin... Durgun suyu ve korunaklı yapısıyla Ölü bir denize benzeyen lagün, Kumburnu Ulusal Parkı ve Belcekız Plajı size kolayca doyamayacağınız doğal bir cennet manzarası içinde tatil olanağı sunuyor.

Fethiye’den Ölüdeniz’e çamlar arasından giden yol 14 km. Yokuşlu inişli yolun sonunda birden müthiş bir mavi çıkıverir karşınıza. Burası Belcekız Koyu’dur. Koyun içinden uzanan kumsalı yürüdüğünüzde ise eşsiz Ölüdeniz’i görürsünüz. Ölüdeniz büyülü gibidir, kıpırtısız durur öylece. Dibinde tek bir yosun bile yoktur, beyaz bir kumla örtülüdür. Suyun ve dibinde kumun kırdığı ışık turkuaz bir renk verir. Ölüdeniz’e Çamların gölgesi düşer ve bu etkileyici tukuazı zenginleştirir.
Belcekız adı da bir efsaneye dayanıyor. Eski çağlarda buralardan geçen gemiler açıkta demirler ve içme suyu almak üzere kıyıya sandalla çıkarlarmış. Bir gün yaşlı bir kaptanın genç, yakışıklı oğlu su almak için koya çıktığında güzel mi güzel Belcekız’ı görür. Görür görmez de vurulur.
Kızın yüreğine de ateş düşer. Ama delikanlı suyu alıp dönmek zorundadır. Gemi uzaklaşıp gider. Belcekız hep kıyıyı, sevgilisini kollar. Delikanlı da geminin buralardan her geçişinde su almaya gelir. Böylece görüşür, sevişirler.
Bir gün gemi buralardan geçerken fırtına patlar. Genç, babasına burada korunaklı, havuz gibi bir koy olduğunu söyler. İhtiyar kurt ise oğlunun gönül macerasını bilmektedir. Oğlunun sevgilisini görmek uğruna gemiyi parçalamayı göze aldığını sanır. Dalgalarla birlikte kavga da büyür baba oğul arasında. Gemi tam kayalıklara çarpacakken kaptan bir kürek darbesiyle oğlunu denize atar ve dümene yapışır ki durumu görür. Deniz dönerek çarşaf gibi bir koya girmektedir. Oğlan orada ölür. Kayaların üzerinde sevdiğini bekleyen Belcekız da kendini kayalardan atıp ölür. İşte o gün bu gündür kızın öldüğü yere Belcekız, oğlanın öldüğü yere Ölüdeniz denir. Günün ilerleyişine göre rengi değişip duran deniz belki de bir oğlana bir kıza yanmaktadır.
Ölüdeniz'de yeterli otel ve lokanta bulacaksınız. Kumsalda şemsiye kiralanıyor. Büfeler de var.

Fethiye Tarihi

Kelebekler Vadisi
Pieri Rapos, Euglapia Quadripunctia, Danaus Chtsippus ve diğerleri. Derin bir vadinin tabanında yer alan Kelebekler vadisi Fethiye’nin en güzel koylarından birisi... Vadide İlkbahar aylarından başlayarak yılın büyük bölümünde Jersey Tiger (kaplan Kelebekleri) nin de aralarında olduğu 40 dan fazla tür kelebeği gözlemlemek mümkün.
Fethiye çevresinin en çarpıcı yerlerinden birisi Kelebekler Vadisi’dir. 1995’in 8 Şubat’ında 1. derecede doğal SİT ilan edilen ve her türlü yapılaşmaya kapatılan kayalık ve çamlık vadide biraz zahmetlice tırmanıştan sonra milyarlarca, milyarlarca kelebeğin kayaları, ağaçların gövdelerini ve yapraklarını, kısacası her yeri bir şal gibi örttüğünü görmek çok şaşırtıcı bir etki yaratıyor.
Önce bunu fark edemiyorsunuz, doğal görüntü böyleymiş gibi geliyor insana. Ama bir ses, bir hareketle havalanıveren kelebekler gökyüzünü kaplıyor, vadiye gölge düşüveriyor.
Kelebekler Vadisi’ne gitmek için önce Ölüdeniz’e gideceksiniz, oradan kiralayacağınız veya dolmuş usulü gidiş-dönüş bineceğiniz bir tekneyle vadinin kumsalına ineceksiniz. Gece isteyen uyku tulumuyla bir köşede uyuyabilir, istemezseniz geldiğiniz tekne ile geri döneceksiniz. Burada konaklama tesisi yok. Kumsalda bir kır lokantası kuruluyor yazları.
Sportmen, doğa yürüyüşleri konusunda birazcık da olsa tecrübeli olmayanlar vadinin yukarılarına tırmanmayı denemesinler. Birinci şelaleye kadar çıkmakla yetinsinler. Kendine güvenen, vadinin olağandışı çağrısına dayanamayanlar çıkışa devam ederlerse yukarıda söz ettiğimiz manzarayı görecekler.

Fethiye’de sahilden dağlara ve yaylalara uzanan farklı kültürler, birbirleriyle kucaklaşıp yöredeki yaşama renk katıyor. Tipik bir Fethiye fotoğrafında bir yörük ile bir balıkçının kolayca bir araya geldiklerini görmek mümkün. Yöredeki müzik, halk dansları, yerel mutfak ve el sanatları gibi folklorik değerler, Türkiye’nin diğer bölgelerinden farklılıklar gösteriyor.

Fethiye’nin dağları ve ormanlarının hemen hepsi, muhteşem görüntüler içinde bozulmamış, doğal koruma ortamında, zengin bir kültür, flora ve fauna çeşitliliği sunuyor.

Yüzyıllardır yaşanan bir gelenek olan yayla göçleri, günümüzde de sürüp gidiyor. Göçebe ve yarı – göçebe yöre halkı sıcak yaz aylarını sahildeki yerleşimler yerine, yükseklerdeki serin yaylalarda geçirmeleri, bölgedeki kültürel yapının çeşitliliğinin güzel bir örneği...

Fethiye’den yaklaşık 80 km uzaklıkta Toros Dağlarının üzerindeki Seki ve Girdev Yaylaları, atları ve Ardıç Ağaçlarıyla muhteşem görüntülere sahip. Boğalar Köyünde yayla kültürünün ilginç örneklerinin sergilendiği “Yörük Müzesi” ise gerçekten görülmeye değer...

Fethiye’de keyifli bir tatil geçirmeniz için kamu ve yerel yönetimler ile sivil kuruluşlarımızın hizmetlerinden yararlanabilirsiniz...
 
Şimdiden Herkese iyi eğlenceler iyi tatiller

Yorum (0) Yorum yaz!

28.3.2008 • Kategori: foto galeri

Foto Galeri

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

27.3.2008 •

Gecesiyle Gündüzüyle Ölüdeniz...

Yamaç Paraşütü:

 Ölüdeniz, Babadağ’ın zirvesinden, Belcekız plajına yapılan yamaç paraşütü sporuyla oldukça

meşhurdur.Tecrübeli pilotlar tarafından , kalkıştan önce kısa bir bilgi ile bilgilendirilen müşteriler için sigorta da dahildir ve güvenlik kesinlikle en ön plandadır.Babadağ’ın zirvesinden kalkıp 30-40 dakikaya varan süre havada kalabilir ve Ölüdeniz ve çevresini gökyüzünden izleme ayrıcalığına sahip olabilirsiniz. Yapmanız gereken teş şey Babadağına çıkmaya cesaret etmeniz...
Dalış:
Deniz altında yaşam zengin bir balık, ahtapot, mercan ve yunus balığı çeşitliliğine sahiptir.Sualtındaki bütün organik yaşam, mercan kolonileri , kendilerini resimlemek isteyen
dalgıçlar için , bütün güzellik ve renkleriyle beklemektedirler.Tecrübeli dalgıçlar tarafından belirlenmiş yaklaşık 20 dalış noktası mevcuttur.Bunlar içlerindeki sığ kısımlar, tüneller, mağara ve duvarlarla değişik tecrübedeki dalgıçlar için uygun eğitim noktalarıdır.
Bölgedeki dalış merkezleri, her düzeydeki dalgıç için günlük veya gece dalışları düzenler ve bu merkezler PADI, CMAS, BSAC lisanslı profesyonel merkezlerdir.Dalış yapan veya yapmayacak olan ailenizin tüm fertleriyle birlikte güzel bir vakit geçirebileceğiniz aktivitedir.
Kayak:
Fethiye bölgesinin kimi kısımlarının yüksekliği 1500 ila 3000 metreyi bulmaktadır ve Toros Sıradağlarına yakın yerlerdedir.Bunlarda en önemlisi Fethiye’ye 100 km mesafedeki Eren Dağıdır.Kasım ve Nisan ayları arasında irtifa 1500 metreye ulaştığında yollar kar ile kaplı olduğundan aracınız bırakıp yola yürüyerek devam etme durumda kalırsınız.Uygun kış sporu malzemeleriniz var is yaklaşık 4 saatlik bir yürüyüşün ardından Eren Dağı’nın 2677 metrelik zirvesine ulaşırsınız.Buradaki manzara kesinlikle muhteşemdir.Kuzeye baktığınızda çanak şekline, çevresi kar ile çevrili Girdev Gölü’nü, güneybatıda ise Antalya dağlarını ve Seki yaylasını görebilirsiniz.
Muğla Valiliği bu bölgede içinde kafeterya ve telesiyej bulunan bir kayak merkezi projesine başlamıştır.Eren Dağ’ı uzun mesafeli kayak veya tur yapmak için de uygundur ve Türkiye Dağcılık Federasyonu’nun yıllık planlarına dahildir.Kamp alanı ile zirve arasında 6 km’ lik bir etap bulunmaktadır
At Turları:
Tecrübeli ya da ilk kez yapacak olanlar için bölgenin kırsal yerlerinde ve Kayaköy ‘ de günlük at turları düzenlenmektedir. Ayrıca Fethiye’de binicilik kursları da verilmektedir.
Jip Safari:
Kaldığınız yerden alındığınız an eğlence başlamış olur.4x4 jiplerle Fethiye’nin doğal güzelliklerine tur yaparsınız.Jip safariler, seyahat acentaları tarafından günlük olarak değişik bölgelere,şoförlü veya sizin şoförlük yapacağınız şekilde , geniş veya dar , düzgün ya da tozlu arazi yollarında , her türlü koşulda eğlenmeniz için düzenlenir.Gizli vadiler ve nehirler keşfedebilir ve eşsiz Patara Plajının keyfine varabilirsiniz.

Yorum (0) Yorum yaz!

25.3.2008 •

Yeşil'in ve Mavi'nin her tonunu bulabileceğiniz bir yer...

ölüdeniz kumburnu

          Öylesine güzellikler vardır ki soluk keser, sözcükler yetersiz kalır gözün gördüğünü anlatmaya. Çam ormanlarının arasından kıvrılarak giden 14km'lik yol boyunca yüksek dağların yeşilinin hiç bitmeyeceğine inandığınız bir anda, yüksekliğin inişe geçtiği dönemeçte karşınıza çıkıverir bütün görkemiyle, nerede kestiremediğiniz uçsuz bucaksız bir mavi dünya.
         Turkuaz rengi denizi, upuzun kumsalı ile sanki Ölüdeniz'e kol kanat geren Belceğiz koyu karşılar sizi. Bu olağanüstü doğa harikası karşısında duyduğunuz heyecan, koyun devamında karşınıza çıkan muhteşem görüntü ile yerini tarifi imkansız bir hayranlığa bırakır. Yılın her mevsiminde yüzyılların büyüsünü bozmamak istercesine sakin ve dalgasız olan bu koya belki de bu yüzden ÖLÜDENİZ adı verilmiştir

 

Yorum (1) Yorum yaz!